Hacamat, doğru uygulandığında faydalı, güvenli ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) sünnetlerinden olan bir uygulamadır. Ancak her uygulamada olduğu gibi hacamatın da bazı durumlarda ertelenmesi veya hiç yapılmaması gereken haller vardır. Bu durumların bilinmesi, hem uygulayıcı hem de danışan için güvenli bir seans sürecinin temelini oluşturur. Aşağıda hacamat yapılmaması veya dikkatli yaklaşılması gereken başlıca durumlar sıralanmıştır:
Eskiden oluşmuş katarakta ve göz ameliyatından sonra kafa arkasına, ense çukurunun altına ve kulak arkasına özel durumlar hariç, hacamat yapılmaz,
Organ nakli geçirenlere, diyaliz ve hemofili hastalarına hacamat yapılmaz,
Hacamat, yanık, egzama, varis yarası ve diğer yaraların, benlerin, vitiligonun üzerine yapılmaz,
Dinç ve kuvvetli olanlar hariç olmak üzere, 60 yaşın üzerinde olup da hayatında hiç hacamat yaptırmamış olanlara hacamat yapılmaması daha uygundur.
Adetli kadınlara da hacamat yapılmaz. (özel durumlarda adetin ilk günü hariç yapılabilir)
Özel durumlar dışında, hamile kadınların ve 12 aylık olana kadar çocukların, hacamata ihtiyacı yoktur. Özel durumu olanlara, örneğin; suni sancı veya sezaryenle doğan, beyin yapısında ve fonksiyonunda bozukluk olan, kör veya şaşı olan çocuklara, önceden sezaryen veya herhangi bir ameliyat geçirmiş hamile kadınlara hacamat yapılır.
Yukarıda sayılan durumlardan herhangi birine sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, hacamat seansından önce mutlaka bu bilgiyi merkezimizle paylaşmanız, güvenli ve size uygun bir değerlendirme yapılabilmesi açısından önemlidir. Kronik bir rahatsızlığınız veya düzenli kullandığınız bir ilaç varsa, seans öncesinde bizimle iletişime geçerek durumunuzu bize aktarmanızı tavsiye ederiz.
Hacamatın kimlere, ne zaman ve nasıl uygulanacağına dair karar, her zaman kişinin genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak verilir.


